SON DAKİKA
bitcoin bozdurmabtc bozdurmabtc bozdurmabtc bozdurma

Demirtaş ve Hdp

Bu haber 11 Ocak 2018 - 23:24 'de eklendi ve 625 kez görüntülendi.

Takvimlere 2018 damgası vurulalı beri Türkiye artık fiilen seçim eğik düzeyine girmiş bulunuyor… Gerçi gerek yerel seçimlerin, gerekse cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin bir yıl sonra, 2019’un Mart ve Kasım aylarında yapılması gerekiyor ama iktidar “baskın basanındır” deyip bir erken seçimle muhalefeti fenersiz yakalaması hiç de ihtimal dışı değil…

AKP-MHP-BBP-Saadet sağının 2019 için umut vermesi imkansız, yerli, milli, iç düşman, dış düşman, türk-islam vb dışında vizyonu yok. 1991 seçimlerine Erbakan-Türkeş ittifak halinde girdi. Bugünkü AKP ve MHP’nin ataları ancak %16,87 oy aldı. Yaşadıklarımız kader değildir.

Türkiye’de akp-mhp-bbp koalisyonunun ana söylemi “yerli ve milli” olacak belli ki. “ne yerli ne de millisiniz” diyen bir karşı söylemi inşa etmek ve toplumsallaştırmak şart. Laik muhalefet iyi bir program sunarsa seçim sonuçları önemsizdir.

Solun en büyük problemi ya fazla teoriye takılıp hayattan kopmak ya da iktidar uğruna ilkelerden çok taviz vermek.

HDP, 11 Şubat’ta 3. Olağan Büyük Kongresini gerçekleştirecek. Kongre öncesinde HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş aday olmayacağını açıkladı. Demirtaş’ın açıklaması tartışmalara yol açtı. Demirtaş, halen tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevinden, önümüzdeki kongrede aday olmayacağına dair bir açıklama yolladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“11 Şubat’ta gerçekleşecek olan Olağan Kongremizde, Parti Meclisimiz, Merkez Yürütme Kurulumuz ve diğer yönetim organlarımızda güçlendirme amacıyla değişikliklere gidilecektir. Yeni siyasal mücadele dönemini daha güçlü karşılamak, demokratik siyasete demokrasi kültürünü kazandırmak, koltuk ve makam için değil halk adına siyaset yapma bilincini geliştirmek ve yeni arkadaşlarla, yeni bir heyecanla yola devam etmek için bu kongrede Eş Genel Başkanlığa aday olmayacağımın şimdiden bilinmesini istiyorum.”

Benim Demirtaş’ın mektubundan anladığım, bu kongre aday olma demişler; o da hay hay ben mevki makam insanı değil görev insanıyım deyip hay hay demiş.

Artık kimler, neden demiş onu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Benim tahminim birincisi 2019 seçimlerinde Gül’ün de dahil olacağı bir ittifak pazarlığının şartı olarak olabilir.

Ya da ikinci seçenek iktidar tekrar çözüm sürece olacaksa demirtaş devre dışı kalmasını istemiş de olabilir. Önümüzdeki günlerde bekleyip göreceğiz..

Hdp’nin başına gelen en kötü iki şeyden biri Demirtaş’ın tutuklanmasıysa, diğeri de Demirtaş’ın çekilmesi olur.

Demirtaş’ın liderliği sürecinde HDP yüzde 5-6 bandından yüzde 13’lere ulaştı. En önemli etki, Demirtaş’ın farklı toplumsal kesimlerle iletişime girebilme ve farklı kesimlere açılabilme becerisiydi. Demirtaş’ın ayrılması HDP için soruna yol açabilir. Bölgedeki oy tercihleri değişmez belki ama Türkiye’nin batısındaki HDP sempatisinde Demirtaş’ın önemli bir etkisi vardı. Bunun kaybedilmesi soruna yol açar. Önümüzdeki dönemde, bu boşluğu kaldırıp kaldıramayacakları konusunda HDP’yi önemli bir imtihan bekliyor.  Demirtaş’ın yerine bazı isimler zikrediliyor. Bu isimlerden bu partiyi daha büyük alanlara, daha farklı kesimlere taşıma konusunda ciddi bir sorun olacağı görülüyor.

En karamsarımızın bile iktidara uzun ömür biçmediği bir dönemdeyiz. zaman zaman “gaz vermek” olarak da ifade edebildiğimiz, kendi kendimizi teselli ve kandırma adetini bir kenara bırakırsak, bu “kısa ömür” türkiye solunun özneleri arasında bulunmayacağı bir süreç olacak. diğer yandan, aynı şeyi rejim için söylemek güç; sistemin içinde yer alan ve iktidara geldiklerinde, büyük bir ihtimalle, hazır buldukları baskı araçlarını kullanmakta bir sakınca görmeyecek unsurların eliyle olacak bu değişim.

Hdp bir Türkiye partisi olduğunu söylese de, ana gövdesinin, gücünün, potansiyelinin kürt hareketinden ve kürtlerden geldiğini görmemek körlük olur.

Demirtaş cezaevindeyken dahi kitleleri mobilize edebiliyordu. Bu tür dönemlerde kitleleri mobilize edebiliyor olmak, duygulara seslenmek önem taşıyor. Demirtaş’ın bu konuda inanılmaz bir kapasitesi var. Sadece Demirtaş’ın kitabı ‘Seher’i dahi düşündüğümüzde, kitaptan sonra kitleleri nasıl mobilize ettiğini gördük. Aynı zamanda HDP’ye oy veren sempati duyan aydınların, eli kalem tutanların kitap hakkında yazmaları, insanların ellerinde kitapla imza kuyrukları oluşturması, bir başkasının kitabıyla fotoğraflar çektirmesi ve bunları sosyal medyada yaygınlaştırması bir mobilizasyon aslında. Cezaevinden, örgütlenmeyi ve insanları harekete geçirebilmesinin bir örneği. Yazdığı yazılarla halen gündemi belirleyebilme kapasitesi var. HDP bir toplumsal hareket partisi sonuçta. Tek isme indirgenecek bir hareket değil. Bu durum toplumsal hareket partilerinin ortak özelliğidir. Demirtaş’ın başarısı ise bir toplumsal hareket partisini mobilize etme başarısıdır. Onun başkan olmaması durumunda bu hdp’nin projelerinin sekteye uğraması gibi bir riskle karşı karşıya kalınabilir.

bu kadar insanın oy verdiği selahattin demirtaş’ı, görevini layıkıyla yapacağı ortamdan koparıp alan hukuksuzluğa verilecek cevap, onun yerine bir başkasını koymak değil, bu durumun ortaya çıkarttığı teknik sorunlara teknik çözümler üretmek olacaktır. demirtaş’ın yerine adı geçenler hepsi çok kıymetli, belki başkanlığı ondan daha iyi yaparlar. ama mesele teknik ya da politik başarı değil, demirtaş’ın gerçekleştirebildiğine tanık olduğumuz işlev ve temsil ettiği irade. ayrıca, dünya solunun geleneğinde hapse atılan liderleri yeniden, hatta zaman zaman daha üst bir göreve seçmek var.

1981 yılında cezaevinde açlık grevindeyken britanya parlamantosuna aday gösterilip seçilen ira üyesi bobby sands’ı ve 2001 yılında fhkc genel sekreterliğine seçilen, 2002’de, israil turizm bakanına yönelik suikastı düzenlediği gerekçesiyle filistin yönetimi tarafından tutuklanmışken, 2006’da filistin yasama konseyi’ne seçilen ve kısa bir süre sonra israil tarafından kaçırılan ahmad sa’adat’ı hatırlatayım. bobby sands açlık grevinde öldü, sa’adat hâlâ hapiste ve hâlâ fhkc genel sekreteri. Hdp’ye yakışan hapiste olduğu için başkanından vazgeçmek değil, tam aksine ona sahip çıkmak olur bence. Hdp’li dostlara naçizane önerimdir.

10.01.2018

 

 

Hadi Kuranlıoğlu
Hadi Kuranlıoğlukepikec_63@viransehirolay.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.